nurum's profileSEN BENİ KENDİNE DOST SE...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
June 27 Ya Rasul!!
kıyametle ilgili ayetler![]() Bakara(*) Sûresinin 85 . Ayetinde
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab’ın (Tevrat’ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir. Bakara(*) Sûresinin 174 . Ayetinde
Allah’ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.40 Bakara(*) Sûresinin 212 . Ayetinde
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir. Bakara(*) Sûresinin 254 . Ayetinde
Ey iman edenler! Hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkar edenler ise zalimlerin ta kendileridir. Âl-i İmrân(*) Sûresinin 55 . Ayetinde Hani Allah şöyle buyurmuştu: “Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.” ![]() Âl-i İmrân(*) Sûresinin 77 . Ayetinde
Şüphesiz, Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. Âl-i İmrân(*) Sûresinin 161 . Ayetinde Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir. Âl-i İmrân(*) Sûresinin 180 . Ayetinde Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Âl-i İmrân(*) Sûresinin 185 . Ayetinde Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. Âl-i İmrân(*) Sûresinin 194 . Ayetinde
“Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize vadettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme. Şüphesiz sen, vadinden dönmezsin.” Nisâ(*) Sûresinin 42 . Ayetinde O kıyamet günü, Allah’ı inkar edip Peygamber’e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah’tan hiçbir söz gizleyemezler. Nisâ(*) Sûresinin 87 . Ayetinde Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Andolsun sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Kimdir sözü Allah’ınkinden daha doğru olan? Nisâ(*) Sûresinin 109 . Ayetinde
İşte siz öyle kimselersiniz (ki, diyelim) dünya hayatında onları savundunuz. Ya kıyamet günü onları Allah’a karşı kim savunacak, yahut kim onlara vekil olacak? Nisâ(*) Sûresinin 141 . Ayetinde Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir. ![]() Nisâ(*) Sûresinin 159 . Ayetinde Kitab ehlinden hiç kimse yoktur ki ölümünden önce, ona (İsa’ya) iman edecek olmasın. Kıyamet günü o (İsa) onların aleyhine şahit olacaktır.31 Mâide(*) Sûresinin 14 . Ayetinde “Biz hıristiyanız” diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu sebeple biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kini salıverdik. Allah ne yapmakta olduklarını onlara bildirecek! Mâide(*) Sûresinin 36 . Ayetinde Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kafirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar onlardan yine kabul edilmez. Onlara elem dolu bir azap vardır. Mâide(*) Sûresinin 64 . Ayetinde Bir de Yahudiler, “Allah’ın eli bağlıdır” dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, onun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, sana Rabbinden indirilen (Kur’an) onlardan birçoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır. Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah bozguncuları sevmez En’âm Sûresinin 2 . Ayetinde O öyle bir Rab’dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de onun katındadır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz. En’âm Sûresinin 12 . Ayetinde De ki: “Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?” “Allah’ındır” de. O merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar. En’âm Sûresinin 15 . Ayetinde De ki: “Ben Rabbime isyan edersem gerçekten, büyük bir günün (kıyamet gününün) azabından korkarım.” En’âm Sûresinin 31 . Ayetinde Allah’ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, “Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!” diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür! En’âm Sûresinin 40 . Ayetinde (Ey Muhammed!) De ki: “Söyleyin bakalım. Acaba size Allah’ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah’tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın). A’râf Sûresinin 32 . Ayetinde De ki: “Allah’ın, kulları için yarattığı zîneti ve temiz rızkı kim haram kılmış?” De ki: “Bunlar, dünya hayatında mü’minler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özgüdür. İşte bilen bir topluluk için âyetleri, ayrı ayrı açıklıyoruz.” A’râf Sûresinin 167 . Ayetinde Hani Rabbin, elbette kıyamet gününe kadar onlara azabın en kötüsünü tattıracak kimseleri göndereceğini bildirmişti. Şüphesiz Rabbin, elbette cezayı çabuk verendir. Şüphesiz O çok bağışlayandır, çok merhamet edendir Hicr Sûresinin 85 . Ayetinde
Biz gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları ancak hakka ve hikmete uygun olarak yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Sen şimdi güzel bir şekilde hoşgörü ile muamele et. Nahl Sûresinin 25 . Ayetinde Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Dikkat et, yüklendikleri ne kötüdür ![]() Nahl Sûresinin 27 . Ayetinde Sonra kıyamet günü Allah onları rezil edecek ve diyecek ki: “Uğrunda mücadele ettiğiniz ortaklarım nerede?!” kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: “Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kafirlerin üzerinedir.” Nahl Sûresinin 77 . Ayetinde Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. Kıyamet’in kopması bir göz kırpması gibi veya daha az bir zamandır. Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir. Nahl Sûresinin 84 . Ayetinde Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkar edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek. İsrâ Sûresinin 13 . Ayetinde Her insanın amelini boynuna yükledik.2 Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız. İsrâ Sûresinin 58 . Ayetinde Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap’ta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış bulunuyor.11 Tâ-Hâ Sûresinin 105 . Ayetinde
(Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) halini soruyorlar. De ki: “Rabbim onları toz edip savuracak.” Tâ-Hâ Sûresinin 124 . Ayetinde “Her kim de benim zikrimden (Kur’an’dan) yüz çevirirse mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz.” Enbiyâ Sûresinin 47 . Ayetinde Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz. Enbiyâ Sûresinin 49 . Ayetinde Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar. Enbiyâ Sûresinin 97 . Ayetinde Gerçek vaad (kıyametin kopması) yaklaşır, bir de bakarsın inkâr edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır. “Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gafildik. Hatta biz zalim kimselermişiz” derler. Nâzi’ât Sûresinin 34,35 . Ayetinde
En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar. Nâzi’ât Sûresinin 42 . Ayetinde Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. Nâzi’ât Sûresinin 46 . Ayetinde Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler. ![]() duaElhamdü lillahi rabbil alemin. Vel akibetü lil müttakin. Vela udvane illa alez zalimin. Vessalatu vesselamu ala resülina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmein. Ey istediğini istediğine istediği anda veren ve istediği anda alma kutretine sahip olan yüce ALLAH’ım, Ey dualara icabet eden, bize şahdamarımızdan daha yakın olan, esirgeyen, bağışlayan, lütfeden ALLAH’ım. Ey yerleri ve gökleri yaratan, gizli ve açık her şeyi hakkıyla bilen, mülkün ve saltanatın ve bütün varlıkların sahibi, gözden uzak gönle yakın, her şeye kadir olan yüce ALLAH’ım. Ey hesap gününün sahibi, rahmeti gazabından çok, insan ve cinleri ancak ibadet etsin diye yaratan, ilk emri ( oku ) olan, alemlerin RABBİ ALLAH’ım. y yalnızların en yakını, tek başına kalanların dostu, çaresizlerin yardımcısı, fakirlerin sonsuz serveti, zayıfların kuvveti, gariplerin şikayet merci’i olan yüce RABBİMİZ. Ey geceyi gündüze, gündüzü geceye katan, azameti ve yüceliği olan, ihsanı bol, rahmeti bol olan RABBİMİZ. Bütün hamd ü senalar sanadır. Övgü ve şükürler sanadır,dua ve niyazlar, yalvarış ve yakarışlar, dile getirdiğimiz getiremediğimiz her türlü eşsiz hamd ve sena ancak sana mahsustur ALLAH’ım. Biz ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz, ancak senin için namaz kılar ve ancak sana secde ederiz, yalnız sana yalvarır, ancak sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. Böylece biz, huzuruna geldik, boynumuzu büktük, ellerimizi sana açtık : - Ey kerim ve rahim olan RABBİMİZ, kendimizi senin uçsuz bucaksız inayetine, yardımına, lutfuna, rahmetine, keremine bıraktık. Senden yardım bekliyoruz. Belki layik değiliz, belki yüzümüz yok, belki hakkımız değil, ancak biliyor ve ikrar ediyoruz ki : - senden başka gidecek yolumuz yok, senden başka tutunacak ipimiz yok, senden başka sığınacak kapımız yok, senden başka kimsemiz yok. Biz seni istiyoruz, maksudumuz sensin, bütün istediğimiz senin bizden razı olmandır, bize yar ve yardımcı olmandır. Ey ( ol ) emriyle bilinen ve bilinmeyen, görünen ve görünmeyen sayısız alemleri yaratan ve ( yok ol ) emriyle de her şeyi bir anda yok etme gücüne sahip olan, rahman ve gufran olan, gerçek olarak biliriz ve bildiririz ki, senden başka ilah yoktur. Ey yüceler yücesi, var ve bir olan ALLAH’ım : - ‘’Bana dua edin, duanızı kabul edeyim’’ buyurdun. ‘’Duanız olmasa neyinize kıymet edeyim’’ buyurdun. Bizim şu acizane, halisane, salihane, duamıza icabet eyle, Bize zatına kul ve kurban olanlardan eyle, En güzel isimlerinle bize tecelli eyle. Bizi, hakk’ı bilenlerden, hakk’a tabi olanlardan ve hakk’ı yaşayanlardan eyle. Bizi, batılı batıl bilip, batıldan kaçanlardan eyle. Bizi, rızanı kazananlardan, rahmet’i rahman’a kavuşanlardan eyle. Bizi, zikrinle dolup taşanlardan, senin yolunda ölenlerden eyle. Bizi, cennetine girenlerden, cehenneminden azad olanlardan eyle. Yalvarıyoruz, bizi, cemalini, rü’yetini görenlerden eyle YA RABBİ. ALLAHIM : - Sevgili Peygamberimize salat-ü selam, vesile, üstünlük ve yüksek dereceler ikram eyle. O’nu vaat ettiğin makam-ı mahmud’a nail eyle. Şüphesiz sen vaadinden dönmesin. Ehl’i beytini, ashabını ve O’nun izinde yürüyenleri her türlü ihtirama ve muhabbete nail eyle. Bizi, iki cihan güneşinin sünneti seni yelerini yaşayanlardan eyle. Livaü’l hamd sancağı altında toplananlardan, O’na komşu olanlardan eyle. O’nu derdimizin dermanı, karanlık gecemizin meş’alesi eyle. Gözümüzün nuru, gönlümüzün süruru eyle. Bizi, O’nun yolunda şaşırmadan yürüyenlerden eyle. Fahri kainat mefhari mevcudat olan peygamberimizin şefa’atine bizi de nail eyle. Bizi, O’na yakın eyle, bizi O’na muhtaç eyle. Bizi, O’na ümmet olma şeref ve şuurunu taşıyanlardan eyle YA RABBİ. ALLAHIM : - Sen affedicisin, affı seversin, bizi ve bütün inanları affeyle. Hatayla işlemiş olduğumuz bütün günahları affeyle. Bize rahmetinle, şerefinle, bereketinle muamele eyle. Bize kereminle, ihsanınla, fazlınla ikram eyle. Bizi bağışlayarak bize merhamet eyle. Bize nasuh bir tevbe ve hidayet ihsan eyle. Tevbemizi kabul edip bizi mağfiret eyle. ALLAHIM : - Kuranı kerim hürmetine, O’nun bereketiyle bizi affeyle. Bizi, kuranı kerimi okuyanlardan, anlayanlardan, yaşayanlardan eyle. Kuranı kerimi dünyada arkadaş, kabirde yoldaş, nuruyla ahiret şefaatci eyle. Bize, kuranı kerimin saadetini, selametini nail eyle. Bizi, kuranı kerimin kerametiyle mükerrem eyle YA RABBİ. ALLAHIM : - Okuduğumuz kuranı kerimi ve hatmi şerifi izzetinde kabul eyle. Hasıl olan sevabı, öncelikle sevgili peygamberimizin ruhu şerifine ikram eyle. Bütün peygamberlerin ve onları yoldaş edinenlerin pak ruhlarına ikram eyle. İsimleri unutulmuş, nesilleri kesilmiş, gariplerin, acizlerin, mazlumin, masumin ruhlarınada hediye eyledik vasıl eyle YA RABBİ. Topraklar altında hak ile yeksan olmuş, dünyada kimi kimsesi kalmamışların ruhlarını da hissedar eyle. Dualar bekleyen kaffe i ehli imanın ruhlarını da haberdar eyle. Bu duayı ukuyan kardeşlerimizin, mevtalarını da hissedar eyle. Ruhlarını şad eyle. Makamlarını cennet eyle. Derecelerini ali eyle. Kabirlerini cennet bahçesinden bir bahçe eyle. Seyyi’atlarını hasenatla tebdil eyle. Dünyada kalanlara yardım ve hidayet eyle. Sabrı cemiller lutfeyle. Onlara ve bize, hepimize bol bol rahmet eyle YA RABBİ. ALLAHIM : - Bizi, son nefesimizde, iman ile, İslam ile, kur’an ile, göçenlerden eyle. Kelime’i şehadet, kelime’i tevhid’i söyleyerek ruhlarını teslim edenlerden eyle. ( EŞHEDÜ ENLA İLAHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH ). Dar’ı bekaya aşk ile, vecd ile, heyecan ile, neş’e ile gidenlerden eyle. Bizi, ve sevdiklerimize güzel ölümler lutfeyle. Bizi, ölmeden önce ölenlerden eyle YA RABBİ. ALLAHIM : - Hayatta iken yaptığımız bütün ibadat ü taatlerimizi, ihsan ile makbul eyle. Hoşnutluğunu kazandıracak, kusursuz kullukta bulunma imkanlarını lutf eyle. Bizi, rızanı kazanmak için acele edenlerden, amel’i Salih işleyenlerden eyle. Hakiki iman edenlerden, yoluna yönelenlerden, emrine kulak verenlerden eyle. Birbirine karşı hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden, zikredenlerden, şükredenlerden eyle. İyilik ve güzellikten yana olan, hayır ve hizmetten geri durmayanlardan eyle. Bahtiyar kullarının amellerini işleyenlerden, maksuduna muradına erenlerden eyle. Böylece bizi, razı olduğun sevgili ve seçkin kullarından eyle YA RABBİ. ALLAHIM : - Bizi, nefsimizin çılgın istek ve arzularından muhafaza eyle. Bizi, iyilik yaptığında sevinen, kötülük işlediğinde pişman olup af dileyenlerden eyle. Bizi, nimetlerin karşısında nankörlük edenlerden değil, bol bol hamd edenlerden eyle. Bizi, hidayete erenlerden, muttaki, muvahhid, mücahüd olan güzel kullarından eyle. Bizi, cihad edenlerden, şehit olanlardan eyle. Bizi, huzurundan boş çevirme, lutfunu nail eyle YA RABBİ. ALLAHIM : - Bize, küfre açık kapı bırakmayan bir iman nasip eyle. Bize, hayırlı ve huzurlu ömürler ihsan eyle. Umduklarımıza nail eyle, korktuklarımızdan emien eyle. Ayıplarımızı ört, kalplerimizi pak eyle. Hayırları feht eyle, şerleri def eyle, sunumuzu hayır eyle. Kulluk edenlerden, affına erenlerden eyle. Doğruyu söyleyenlerden, yanlışa düşmeyenlerden eyle. Hakikatten şaşmayanlardan, doğru yolu bulanlardan eyle. Sevdiklerini sevenlerden, sevmediklerini görmeyenlerden eyle. Erdirdiğin kullarınla dolup taşanlardan eyle. Feleha, kurtuluşa kavuşanlardan, aşkınla yanıp tutuşanlardan eyle. Senin var ve bir olduğunu bilenlerden, şirke düşmeyenlerden eyle. Cehennemden azad olup, cennetine dahil olan, mukafata erenlerden eyle. Bizi, cemalini görenlerden eyle YA RABBİ. ALLAHIM : - Hastalarımıza şifalar lütfeyle, dertlerimize devalar bahieyle. Borçlarımıza edalar ihsan eyle, bize bol ve geniş rızıklar lütfeyle. Helal ve bereketli kazançlar bahşeyle. Mutlu ve umutlu yarınlar ihsan eyle. Ya RABBİ, muradı olan kardeşlerimizin muradlarını lütfeyle. Borcu olan kardeşlerimize ödeme imkanlarını müyesser eyle. Hepimize iyilikler, güzellikler ve hayırlar ihsan eyle. Din ve dünya işlerimizi islah eyle, Biz bilmeyiz istemesini, sen verirsin en iyisini, hakkımızda hayırlısını ihsan eyle YA RABBİ. ALLAHIM : - Bizi, Kevser havuzundan hiç susamayacak şekilde bir yudum dahi olsa içenlerden eyle. Amel defterini sol ve arka tarafından değil sağından alanlardan eyle YA MUİD Sırat köprüsünü kolayca geçenlerden eyle YA RABBİ. Bazı yüzlerin siyahlanıp bazılarının da beyazlanacağı o günde yüzümüzü ak eyle YA RABBİ. Kıyamette o dehşet günde, yüzlerimizi nurunla nurlu eyle ya RABBİ. Kulaklarımızı kötü sözlerden, boyunlarımızı cehennem azabından muhafaza eyle YA HAMİD Gözlerimizi haramdan, dillerimizi yalandan, kalbimizi nifaktan muhafaza eyle YA MUHSI İşlerimizi zorluktan, amellerimizi gösterişten, bizi kinden, nefretten, hasetten muhafaza eyle. Riyalıktan, kibirden, öfkeden,şehvetten,ve şeytanın tuzaklarından muhafaza eyle YA MANİU Bizi, şöhretten, kaypaklıktan, heva ü hevese kapılmaktan muhafaza eyle YA GANİYYU. Bizi dünyada rezil olmaktan, ahiret’te de azabından muhafaza eyle YA RABBİ. ALLAHIM : - Bizi, helal lokma yiyenlerden, helal rızık peşinde koşanlardan eyle YA RAZZAK. Ayaklarını harama götürmeyenlerden, nefsinle haramdan uzak duranlardan eyle YA MANİU. Boğazından haram lokma geçirmeyenlerden, elini haramdan sakınanlardan eyle YA RAŞİD. Azalarını haramdan uzak tutup, bedenlerimizi bir nur eyle YA NUR. Ayaklarımızı ve kalplerimizi sıratılmüstakim üzerine sabit ve muhafaza eyle YA HABİR. ALLAHIM : - Ahlakımıza güzellik, ilmimize ziyadelik, rızkımıza genişlik ihsan eyle YA FETTAH. Vücutlarımıza sıhhat, kazançlarımıza bareket, anlayışımıza feraset lütf eyle YA RAZZAK. Bizi, bedbahtlıktan sapkınlıktan ve sapık davranışlardan muhafaza eyle HAKİM. Bizi, doğru yolda bulunanlardan eyle, işlerimizi kabul gören işlerden eyle YA ADLU. İşlerinde edepli ve nazik olanlardan, emrine uyanlardan eyle MÜHEYMİN. Bize, razı olacağın iyi işler yapmamızı nasip eyle YA AZIM. Fayda sağlamayan boş işlerden de uzak eyle YA VASİU. Bize, dünyada ve ahirette güzel hayatlar nail eyle YA RABBİ. ALLAHIM : - Bize, ana ve babalarımıza, ve affına muhtaç tüm Müslümanlara merhamet eyle YA AFUV. Yaptığımız hayırlı işleri huzurunda makbul eyle YA ALİM. Kardeşlerimizi, çocuklarımızı, komşularımızı, dost ve sevenlerimizi iyilerden eyle VEHHAB. Bize, dinine, vatanına, milletine hizmet eden Salih evlatlar ihsan eyle YA HALIK. Bizi, dinimizi, tüm ehli islamı daima aziz ve muzaffer eyle YA AZİZ. Vatanımızı, milletimizi her türlü düşmanlardan, oyunlardan emin eyle YA LATİF. Bizleri, bütün felaketlerden, müsibetlerden, belalardan muhafaza eyle YA HAFIZ. Şüphesiz bize yardım elini uzatacak senden başka kimse yok,bize merhamet eyle YA RAHİM ALLAHIM : - Dünyanın dört bir yanında senin rızan için çalışanları başarılı eyle YA VEKİL.. Yolunda ter döken, kan döken ve cihad edenleri galip ve muzaffer eyle YA METİN. Onurlu ve hak davalarında onları üstün eyle YA AZİZ. Manevi ordularınla onları destekleyip mensur ve muzaffer eyle YA HALİM. Görünür görünmez belalardan, akla hayale gelmeyen tuzaklardan emin eyle YA RAKİB. Bizim, güçümüz yetmez takatimiz yetişmez engenlerden muhafaza eyle YA KAVİY. Sen bizim mevlamızsın, kafirlere karşı bize yardım eyle YA SELAM. İnanmayanlara karşı bize, güç ve kuvvet ihsan eyle YA VELİYY. ALLAHIM :- Ülkemize dirlik, milletimize birlik ve beraberlik ihsan eyle YA MACİD. Cennet vatanımızı mamur ve müreffeh eyle YA GANİYYU. Şehitlerimize ve gazilerimize yüksek dereceler lutfeyle YA VALİ. Lutfunla, onları ve bizi rızana nail eyle YA TEVVAB. ALLAHIM : - Bizi, peygamberimizin ( S:A ) dualarına, senden istediklerine nail eyle YA ŞEHİD. O nun ( s.a ) sünnetini yaşamayı, iyilik ve takva sahibi olmayı nasip eyle YA HAKKU. Bizi, namazını daima ve dosdoğru kılanlardan eyle YA VEDÜD. Bela ve musibetlere sabredenlerden, takdirine razı olanlardan eyle YA SAMED. Bize, ölüm anında rahatlık, ölümden sonra mağfiret ve rahmet eyle YA MÜMİT. Hesap gününde af, cennette yüksek dereceler ihsan eyle YA GAFFAR. Bizi sevgili peygamberimizin şefaatiyle kurtuluşa erenlerden eyle YA MÜ’MİN. ALLAHIM : - Rahmetinle duamıza icabet eyle YA MÜCİB. Duamızı, ağzı dualıların, gözü yaşlıların, bağrı yanıkların dualarından eyle YA KERİM. YA RABBİ, duamızı fazlınla, ikramınla kabul eyle Sen her şeye kadirsin ALLAHIM. EL FATİHA
KİMSE RABBİNİ TANIMAYAN KİMSEDİR.
YARADANI SEVEN, O’NUN SALTANATINDAN OLUŞMUŞ
OLAN YARATIKLARINI DA SEVER.
Hz.Aişe
KİME İLMİ FAYDA VERMİYORSA,
CEHALETİ ONU YER BİTİRİR. KUR’AN’I
EMİRLERİ NEDİR, BANA NEYİ YASAKLAR?
DİYE OKU! OKUMAN SENİ YASAKLARDAN
VAZGEÇİRMİYORSA, SEN OKUMUŞ
SAYILMAZSIN.
(Mekhul eş-Şami
ÖYLE BİR GÜNDEN SAKININ Kİ,
O GÜN ALLAH’A DÖNDÜRÜLECEKSİNİZ
SONRA HERKESE KAZANDIĞININ KARŞILIĞI
TASTAMAM VERİLECEK VE ONLARA HİÇ
HAKSIZLIK EDİLMEYECEKTİR
ÖYLE BİR GÜNDEN SAKININ Kİ,
O GÜN ALLAH’A DÖNDÜRÜLECEKSİNİZ
SONRA HERKESE KAZANDIĞININ KARŞILIĞI
TASTAMAM VERİLECEK VE ONLARA HİÇ
HAKSIZLIK EDİLMEYECEKTİR
SENİ DÜŞÜNÜP GÖZLERİ AYDINLANMAYAN KÖRDÜR.
SENİN VERDİĞİN SEVİNÇLE SEVİNMEYEN, GERÇEK
HUZURU BULAMAZ. SENİN YÜCELİĞİNE YEMİN EDERİM
Kİ SENİ SEVİYORUM EY RAB! BİLİYORSUN....
(Habib el-Farisi)
NefsimNEFSİM!!! Yıllardır beni uyuttun. Hep yarına bıraka bıraka koca bir ömür heder oldu. Gecelerim teheccütsüz, heyecansız, gündüzlerim semeresiz başarısız
geçti. Acaba yarın yarın diye uyuttuğun yarınlarımı, meçhul bir yarında nasıl doldurabileceksin... Ne zaman beni çevreleyen basitliklerle bağımlılıklara, civciv misali küçük bir darbe vurup hür dünyaya açılmak istesem, granitten dağlar gibi karşıma dikildin. Olmadık desiselerle beni kandırdın. Bitmeyen isteklerle beni aldattın. Yıllardır taam (yemek), kelam (konuşma) menam (uyku) hapisanesinde, inim inim inlettin, ızdıraplarımı, bana ney gibi dinlettin. İrademi, rehavet, meskenet zincirleriyle sımsıkı sardın. Bana sunulan saat altınlarını değerlendiremedin. Hepsini badi heva zayı ettin. Kimbilir, içinde ne hediyeler saklayan günlerin ve ayların zarfını açamama bile müsaade etmedin. Hepsi boşa gitti. İçlerinde neler sakladığını anlayamadan. Söyler misin; ALLAH aşkına, senin yaşayan bir cenazeden ne farkın var? İnsan süresini ağlaya ağlaya okudun. Ama o muhteşem sarayın kapılarını bir türlü aralayamadın. Kendini, kendi çevreni tanıdığın kadar tanıyamadın. Kendi içinde kendine yabancı kaldın. Kendi kendine hapisane yaptın. Fetih süresini okudun, bırak dışarıyı, içinde bir tek fetih bile yapamadın. Konuşma, yemek, uyku esaretinden kurtulamadın. İradeni feth edemedin. Namazla cenneti takas etmeyi çalıştın, ayetleri bir teyp gibi ezberledin ama uyguladıkların hep adetlerin oldu. Peygamberimizin saçlarını ağartan Hud süresiyle karanlık gecelerin bir türlü aydınlatamadın. Gayreti hep birilerinden bekledin. Senin de birileri olduğunu hep unuttun. Bir fikir uğruna hayatı hakir gören peygamberlerin hayatını, uzun kış gecelerinde kıssa niyetiyle okudun. Fakat hayatındaki kışları, bir türlü baharlara çeviremedin. Çünkü onları anlayamadın. ![]() Ölüm
dua edelimDUANIN KENDİSİ DUANIN SONUCUNDAN ÖNEMLİDİR...
rabbimiz musa aleyhisselama sormuştu: "elindeki nedir?" musa aleyhisselam ise,"bu asamdır" dedi, "ona dayanırım, onunla hayvanlarıma yaprak silkelerim..." pekala, musa aleyhisselam da, biliyordu ki Rabbi elindekinin ne olduğunu biliir. Üstelik asanın dayanmaya yaradığını, hayvanlara yaprak silkmekte kullanıldığını, her şeyi bilen Rabbe ayrıca söylemesi fazla gibi görünüyor... sizce de öyle değil mi? ama sorarım, siz de sevdiğinizin huzurunda olsanız, lafı uzatmak istemez misiniz? daha çok huzurda kalmak için yeni yeni konular bulmayı arzu etmez misiniz? konuştuğunuz konunun ne olduğu önemli değildir; önemli olan konuşmanızdır. çünkü konuşmak sizi huzurda tutacaktır... dua da böyledir işte, kulun Rabbiyle söyleşmesidir. ister ayakkabınızın kaybolan bağcığı gibi sıradan bir şey için, ister ebedi hayat gibi en başta gelen hacetimiz için dua etmek, Rabbin huzurunda kalma vesilesidir... mümin için duanın kabul olup olmasından daha önce, dua etmek gelir... çünkü dua, içeriği ne olursa olsun, sonucu nereye varırsa varsın, Sevgilinin huzurunda kalmaktır... nereye varırsa varsın, Sevgilinin huzurunda kalmaktır...
ŞİMDİ HEP BERABER DUA EDELİM.. |
|
|